�lkemizde kandil geceleri diye bilinen geceler; Rabiulevvel ay�n�n on ikinci gecesi olan Mevlid, Recep ay�n�n ilk cuma gecesi olan Regaib, yine Recep ay�n�n yirmiyedinci gecesi olan Mirac, �aban ay�n�n on be�inci gecesi olan Beraat ve Ramazan ay�n�n yirmi yedinci gecesi olan Kadir Gecesidir.
Bu geceler Osmanl�lar d�neminde II. Selim zaman�ndan ba�layarak, minarelerde kandiller yak�larak duyurulup kutland��� i�in “Kandil” olarak an�lmaya ba�lam��t�r.1 Bu �al��mada kandillerin tarihi ile ilgili bilgi verilip dinimizin bunlara bak��� ortaya konulmaya �al���lacakt�r.
1. Kadir Gecesi
Bu gecelerden Kadir gecesi ile ilgili olarak Kur’an-� Kerim’de m�stakil bir s�re bulunmaktad�r. Kur’an-� Kerim’in doksan yedinci s�resi olan bu s�rede Allah-u Teala, Kadir gecesinin bin aydan daha hay�rl� oldu�unu bildirmi�tir. Fakat bunun da Ramazan�n yirmiyedinci gecesi oldu�una dair kesin bir delil yoktur. Kadir gecesi ile ilgili hadislere bak�ld���nda Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin m�’minlere tavsiyesi, Kadir gecesini Ramazan�n son on g�n�n�n tek gecelerinde aramalar� �eklinde olmu�tur. Buna g�re Kadir gecesi Ramazan�n yirmi bir, yirmi ��, yirmi be�, yirmi yedi ve yirmi dokuzuncu gecelerinden herhangi biri olabilir. Yani Kadir gecesi, zaman�m�zda M�sl�manlarca ihya edilmeye �al���ld��� gibi herkes�e bilinen bir gece olmay�p, aksine gizlenmi�tir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bile Kadir gecesinin Ramazan�n ka��nc� gecesi oldu�unu bilmiyordu.
Kadir gecesinin ihyas� ile ilgili olarak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden bir dua haricinde herhangi ibadet tavsiye edilmemi�tir. Fakat �i�e validemizin bildirdi�ine g�re Peygamberimiz Ramazan ay�nda, di�er aylarda g�r�lmeyen bir gayrete girerdi. Ramazan�n son on g�n�nde ise �ok daha �iddetli bir gayrete ge�erdi. Son on g�nde geceleri ihya eder, ailesini de (gecenin ihyas� i�in) uyand�r�r ve itik�fa girerdi.2
Bir g�n �i�e validemiz, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selleme: “Ey Allah’�n el�isi! Kadir gecesinin hangi gece oldu�unu anlarsam o gece nas�l dua edeyim?” diye sormu�, Peygamberimiz de ona: “�u duay� oku” buyurmu�tur:
“Allah�m! Sen affedicisin, c�mertsin. Affetmeyi seversin. Beni de affet.”3
2. Beraat Gecesi / Kandili
Beraat gecesinin fazileti ile ilgili olarak da Peygamberimizden nakledilen birka� hadis bulunmaktad�r. Bunlardan bir tanesinde bu gecede Allah’�n d�nya semas�na tecelli edece�i, Kelb kabilesinin koyunlar�n�n k�llar� adedince (�okluk belirtmek i�in kullan�lm�� bir ifade) insan� ba���layaca�� ve kendisine edilen t�m dualar� kabul edece�i anlat�lmaktad�r.4 Bu hadise kitab�nda yer veren �mam Tirmizi ve onun hocas� �mam Buhari ba�ta olmak �zere bir�ok �lim, bu hadislerin isnadlar�nda problem bulundu�unu, dolay�s�yla hadislerin zay�f oldu�unu ve bunlarla amel edilmeyece�ini belirtmi�lerdir.5 M�fessirlerden Ebu Bekir �bnu’l-Arab�, Beraat gecesinin fazileti hakk�nda bir tek sa�lam hadisin bile gelmedi�ini, dolay�s� ile bu konu ile ilgili olarak hadis diye dola�an s�zlere itibar edilmemesi gerekti�ini s�ylemektedir.6) Ger�ekten de Peygamberimizin ve sahabe-i kiram�n mescidlerde bu geceyi ihya etmek i�in topland���, �zel dualar ettikleri, bug�n �zellikle �lkemizde oldu�u gibi bu geceye has namaz k�ld�klar� �eklinde tek bir rivayet dahi gelmemi�tir.
Baz�lar� Duhan s�resinde ge�en: “O gecede her hikmetli buyruk ayr�l�r ve kat�m�zdan bir emirle ilgilisine yollan�r.” (Duh�n, 44/4-5) ayetlerine bakarak o gecenin �aban ay�n�n on be�inci gecesi olan Beraat gecesi oldu�unu s�ylemi�lerdir. Buna dayanarak da Allah’�n o gecede kullar�n r�z�klar�n� taksim etti�ini, ecellerini tayin etti�ini, bir sonraki �aban ay�n�n on be�ine kadar olacak t�m olaylar� takdir etti�ini, dolay�s�yla bu gece yap�lacak olan dua ve ibadetlerin mutlaka kabul edilece�ini iddia etmi�lerdir. B�ylece peygamberimiz ve ashab�n�n yapmad���, bu geceye has bir tak�m ibadetler ortaya ��km��t�r. H�lbuki Allah-u Te�l� o s�rede ��yle buyurmaktad�r:
“H� M�m. Andolsun o apa��k kitaba ki, biz onu m�barek bir gecede indirdik. ��nk� biz uyar�c�y�z. O gecede her hikmetli buyruk ayr�l�r ve kat�m�zdan bir emirle ilgilisine yollan�r.” (Duh�n, 44/1-5)
G�r�ld��� gibi Allah-u Teala, i�lerin taksim edildi�i gecenin Kur’an-� Kerim’in indirildi�i gece oldu�unu bildirmektedir. Kur’an’�n da �aban ay�n�n on be�inde de�il; Ramazan ay�nda ve Kadir gecesinde nazil oldu�unu di�er ayetlerden ��renmekteyiz:
“Ramazan ay� ki o ayda insanlara yol g�sterici, do�runun ve do�ruyu e�riden ay�rman�n a��k delilleri olarak Kur’an indirilmi�tir.” (Bakara, 2/185)
” Muhakkak ki biz Kur’an’� Kadir gecesinde indirdik.” (Kadir, 97/1)
�limlerin b�y�k bir �o�unlu�u Duh�n suresinde ge�en “m�barek gece”nin kadir gecesi oldu�unu s�ylemi�lerdir. M�fessir Ebu Bekir �bnu’l-Arab� bu konuda ��yle demektedir: “Bu ayette ge�en m�barek gecenin kadir gecesi de�il de ba�ka bir gece oldu�unu iddia edenler, Allah’a b�y�k bir iftirada bulunmu� olurlar.”7
Bir de Beraat gecesi ile alakal� olarak halk aras�nda “Beraat gecesi namaz”� veya “Sal�tu’l-Hayr” olarak bilinen bir namaz vard�r. 100 rek�t olan bu namaz�n her rek�t�nda Fatiha ve on defa �hl�s suresinin okunmas� gerekti�i s�ylenmektedir.8 “Kaynaklar�n be�lirtti�ine g�re Berat gecesine ait �zel bir namaz yoktur. Gazz�l�, bu gece her rek�t�nda Fatiha’dan sonra on bir �hl�s okunmak suretiyle k�l�nacak y�z rek�t veya her rek�t�nda Fatiha’dan sonra y�z �hl�s okunan on rek�t namaz�n �ok se�vap oldu�una dair bir rivayet nakletti��i halde (�hy�, 1/203), �hy�-u Ul�mi’d-d�n‘deki hadisleri tenkide t�bi tutan Zeyn�ddin el-Ir�k� ile Nevev� bunun asl�n�n olmad���n� s�yle�mi�lerdir. Bu namaz�n bir bid’at oldu��unu kaydeden Nevev�, bu konuda K�t�’l-Kul�b ve �hy�-u Ul�mi’d-d�n‘de ge�en rivayete aldan�lmamas� gerekti�i�ni s�ylemekte (el-Mecm�’, 4/56), Ali el-K�r� de bu rivayetin uydurma oldu�unu belirterek Berat gecesi namaz�n�n h. 400 (m. 1010) y�l�ndan sonra Kud�s’te ortaya ��kt���n� kaydetmektedir. Bu namaz�n ilk defa h. 448 (m. 1056) y�l�nda Kud�s’te Mescid-i Aks�’da k�l�nd���na ve zamanla yayg�nl�k ka�zanarak s�nnet gibi telakki edildi�ine dair bir rivayet de nakledilmektedir.”9
3. Regaib ve Mirac Kandilleri
Recep ay�nda bulunan Regaib ve Mirac kandilleri ve faziletleri hakk�nda da herhangi bir delil bulunmamaktad�r. �zellikle tasavvufi eserlerde yer alan, Hz. Peygamberin Regaip gecesinde ana rahmine d��t���, Recep ay�n�n ilk Per�embe g�n� oru� tutup gecesinde Regaip namaz� ad�yla bir namaz k�lman�n sevap oldu�u ve bu gecenin bir�ok faziletinin bulundu�u y�n�ndeki rivayetlerin “as�ls�z” oldu�u hadis �limlerince belirtilmi�tir.10
Bir de halk aras�nda “�� aylar” olarak bilinen Recep, �a’ban ve Ramazan aylar� hakk�nda rivayet edilen: “Recep Allah’�n ay�d�r, �a’ban benim ay�m, Ramazan da �mmetimin ay�d�r.” S�z� hakk�nda �limlerin �o�u “bu uydurmad�r” demi�tir. Ayr�ca yine Recep ay�n�n fazileti hakk�nda: “Kim o ayda �u kadar namaz k�larsa ona �u kadar sevap verilir, kim o ayda isti�far ederse ona �u kadar ecir verilir.” �eklinde hadis diye rivayet edilen s�zlerin hepsi m�bala�ad�r, hepsi �limler taraf�ndan tekzib edilmi�tir.11 �zellikle Regaip gecesi ile ilgili olarak halk aras�nda me�hur olan Regaip namaz�yla ilgili rivayeti, 1023 (h. 414) y�l�nda vefat eden Ali b. Abdullah b. Cehd�m isimli Mekkeli s�f� bir zat�n ihdas etti�i / ortaya ��kard��� kaynaklarda belirtilmektedir.12 Yine kaynaklarda Regaip gecesiyle ilgili �zel ibadet ve kutlamalar�n hicri 4. y�zy�lda (miladi 10. yy) ortaya ��kt���na ve bu gecenin ilk defa “kandil” olarak kutlanmas�na hicri 448 (m. 1056) y�l�nda Kud�s’te, 480 (m. 1087) y�l�nda da Ba�dat’ta kutlanmaya ba�lad���na dikkat �ekilmektedir.13
“�slam �limlerinin b�y�k bir k�sm� Hz. Peygamber, sah�be ve t�bi�n d�nemlerinde Regaib kandilinin bilinmedi�ini, kandil geceleri kutlanmas�n�n di�er dinlerin tesiriyle ortaya ��kt���n�, dolay�s�yla bu gecede �zel bir ibadet yapman�n dinde yeni ibadet ihdas� anlam�na gelece�ini, Resul-i Ekrem taraf�ndan genel olarak bidatlerin yasaklanmas�n�n yan� s�ra Cuma g�n� ve gecesi �zel bir ibadet yap�lmas�n�n da yasakland���n�,14 bu sebeple Regaib g�n� ve gecesinde muayyen ibadetler yapman�n dinen sak�ncal� oldu�unu belirtmi�lerdir.”15
Yaln�z Recep ve �a’b�n aylar� hakk�nda bir ka� s�z s�ylenmesi gerekmektedir: Recep ay� “d�rt haram ay”dan bir tanesidir. Di�erleri Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylar�d�r. Bu aylarda sava�mak haram k�l�nm��t�r. Dolay�s�yla bu aylar�n di�er aylara g�re bir fazileti bulunmaktad�r. �limler bu aylarda oru� tutman�n m�stehab oldu�unu s�ylemi�lerdir. Fakat Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden ve ashab-� kiram’dan “�zellikle” bu ayda oru� tutman�n faziletine dair herhangi bir sahih rivayet nakledilmemi�tir.
�a’b�n ay�na gelince: Sahih rivayetlere g�re Peygamberimizin Ramazan ay�ndan sonra en �ok oru� tuttu�u ay �a’b�n ay�d�r.16 �s�me b. Zeyd (r.a) ��yle bir hadis rivayet etmi�tir: “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, �a’b�n ay�nda tuttu�u orucu hi�bir ayda tutmam��t�r. Kendisine: “Ey Allah’�n Resul�! Senin, �a’b�n ay�nda tuttu�un orucu ba�ka bir ayda tuttu�unu g�rmedim” dedim. O da ��yle buyurdu: “�aban, Receb ile Ramazan aras�nda insanlar�n gafil bulundu�u ve amellerin, �lemlerin Rabbi olan Allah’a y�kseldi�i ayd�r. Ben de amelimin (Allah Teala’ya) oru�lu oldu�um halde y�kselmesini seviyorum.”17 halde bu ayda oru� tutman�n Peygamber (sav)’in g�zel bir s�nneti oldu�u rahatl�kla s�ylenebilir.
4. Mevlid Kandili
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Ashab-� Kiram, Emev�ler ve Abb�s�ler d�nemlerinde herhangi bir kutlama �rne�ine rastlanmayan Rebiulevvel ay�n�n on ikinci gecesi olan Mevlid kandili, ilk defa hicretten yakla��k �� y�z elli y�l kadar sonra M�s�r’da, �ii F�tim� Devleti d�neminde kutlanmaya ba�lam��t�r.18 Eyy�b�ler d�neminde bir�ok t�ren ve bayram kald�r�lm�� oldu�undan Mevlid kutlamalar� Erbil Atabegi Begteginli Muzafferuddin K�kb�ri (�. 629/1232) taraf�ndan b�y�k t�renlerle yeniden kutlanmaya ba�lam��t�r.19 Muzafferuddin K�kb�ri’nin bu kutlamalar� yeniden ba�latmas�n�n ard�nda, Musullu s�fi �mer b. Muhammed el-Mell�’n�n bulundu�u belirtilmektedir.20 Peygamber Efendimizin do�um g�n� olan bu g�n�n / gecenin faziletine dair de herhangi bir delil mevcut de�ildir.
Eb� ��me el-Makdis�, �eh�beddin el-Kastall�n�, �bn Hacer el-Askal�n�, Cel�leddin es-Suy�ti gibi baz� �limler Peygamberimizin d�nyaya gelmesi sebebi ile sevinmenin, bu g�n m�nasebetiyle muhta�lara yard�m etmenin, Peygamberimize �iirler (mevlid gibi) okuman�n g�zel birer amel oldu�u s�yleyerek, bu gibi Mevlid kutlamalar�n�n “bid’at-� hasene” say�lmas� gerekti�ini s�ylemi�lerdir. M�lik� fakihi �bnu’l-H�c el-Abder�, �mer b. Ali el-Lahm� el-F�kih�n�, �bn Teymiyye, Muhammed Abduh, Abdulaziz �bn B�z ve Hamm�d b. Abdillah et-Tuveyc�r� gibi �limler ise mevlid kutlamalar�na “bid’at-i seyyie” g�z�yle bakm�� ve buna �iddetle kar�� ��km��lard�r.21
De�erlendirme
Dinde sonradan ortaya ��kan ve hakk�nda herhangi bir delil bulunmayan bu gibi durumlar hakk�nda Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ��yle buyurmu�tur:
“��lerin en k�t�s� sonradan ihdas edilenler / ortaya ��kar�lanlard�r.”22
“Sonradan ihdas edilen her �ey bid’attir”23
“Her bidat dalalettir, her dalalet de ate�tedir.”24
�mam Malik’in konuyla ilgili �u s�z�n� hat�rlamakta da b�y�k fayda vard�r:
“Kim, bu �mmet i�erisinde (din ad�na) ge�mi�te olmayan bir �ey ihdas ederse (ortaya ��kar�rsa) bu ki�i, Hz. Peygamber’in Allah taraf�ndan kendisine verilen risalet (el�ilik) g�revine ihanet etti�ini iddia etmi� olur. ��nk� Allah Teala “…Bug�n dininizi olgunla�t�rd�m; size olan nimetimi tamamlad�m. Size din olarak �sl�m’� uygun g�rd�m…” (M�ide, 5/3) buyurmu�tur. Bu y�zden, o g�n din olmayan (dine d�hil olmayan) �ey bug�n de din olamaz!”25
Sonu� olarak �u s�ylenebilir ki; ne Kur’an’da ve ne de s�nnette bug�n geni� halk kitleleri taraf�ndan kutlanan kandil gecelerine i�aret vard�r. M�barek kabul edilen bu geceler, Peygamber Efendimiz ve ashab�ndan �ok sonra M�s�r ve Kud�s’te kutlanmaya ba�lam��, daha sonra �slam d�nyas�n�n �e�itli b�lgelerine yay�lm��t�r. Bu kutlamalar kesinlikle �slam’�n bir emri veya bir tavsiyesi de�ildir. M�sl�man toplumlar taraf�ndan ortaya ��kar�lm�� ve gelenek haline gelmi�tir. Osmanl� padi�ahlar�ndan II. Selim d�neminden itibaren ‘kandil’ ad�n� alan bu geceler miraciye, regaibiye, mevl�t gibi �e�itli etkinliklerle ihya edilmi�tir. Kandil gecelerini kutlayan her toplum kendi k�lt�r�nden bir �eyler eklemi� ve b�ylece bu geceler gelenekselle�mi�tir. G�n�m�zde de kandil geceleri halk camilere ak�n etmekte, kandil simidi ve tebrikle�melerle son derece yo�un bir �ekilde kutlanmaya devam etmektedir.
YAHYA �ENOL
25.07.2006 S�LEYMAN�YE